Translate

4 Mayıs 2013 Cumartesi

Güneş ve Sen

Güneş vardı gün batmadan evvel
Sen vardın
Ve ellerin

Sözüm sanaydı ey sevgili, sadece sana
Lakin titrerken damlalar şafakta, güneşin sonsuz acısıyla
Vururken dalgalara her silkelenişimizde
Ve bir oluşumuzda deli gibi
Sokak sokak, meydan meydan vururdu, gökten, şafaktan

Biz, varoluşumuzun sarhoşluğuyla yürürdük köhne sokaklarda sırt sırta

Oysa sen çok yanlış tanımıştın aşkı;
Ben ki sürgünde bir deli tüfek
Ben ki kavgamda bir avare yürek.
Solmuştum
Susmuştum gölgenin bitiminde
Susmuştum gözbebeğinde...
Sarılırdık bir ayna gibi birbirimize
Ve bir olurduk dört köşeli evimizin merdivenlerinde
Sokak çocukları geçerdi önümüzden
Martılar getirirdi güneşi
Gözlerine.
Ellerini tutabilmekti tek amel
Gözlerine bakabilmekti tek dua
Ve sevişmekti tek günah
Doyasıya, sırılsıklam

Terli vücutlarımızdan akan her damla bir ağıttı sonsuzluğa
Meydan okurduk tüm kahpeliklere varlığımızla
Yokluğa
Ve karanlığa.
Bir güneşti, saçlarının sarısı
Bir güneşti puslu gözlerinin yansıması
Geceler hiç yoktu ondan
Ve sen vardın
Sek ve yek tenlerimiz pare pare,
Avuç avuç,
Oluk oluk süzülürken toprağa
Hiç doğmayacak çocuklar bağışlıyorduk her günbatımında toprak anaya

Sözüm sanaydı ey sevgili, sadece sana
Güneş vardı geceyi aydınlatan
Sen vardın
Ve ellerin.


Çağrı Erorhan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

nos venceremos,amor no pasaran