perdeler inmiş parmaklarımızın arasına
sana dokunmam yasak
direnmem serbest
sahi; neden eli kanlı bitti
bu soluksuz sergüzeşt?
neyleyim, soran yok
sensiz tüm yaşanmışlıklar pest
küçüktün
büyüdün ellerimle çiçek topladım sana
her birini yolacak kadar büyüktün
avucumda kaldı çaresiz
hiç bitmeyen kokusu yalnızlığımın
neyleyim, umut yok
sensiz eksik her yanım
ziyan eyleme, dur
kalsın aramızdaki dağ geçilemeyecek hudutta
ben dayanırım elbet yokluğuna
ama dayanamam ulaşılmaza
cüretkar olsak ne fayda...
neyleyim, kalan yok
sensiz güneş de yok, ay da
şimdi ah,
ufalmış ıhlamur kırıntısı sevdam
sen unuttun ya papatyalara su vermeyi
kördüğüm oldu tüm bilinmezlikler
oysa ben ki bir âgâh
yorgun yorganlar dikerdim
gözlerinse güneşi
közlenen gözlerimin içine
neyleyim, çare yok
sensiz karanlık gecelerin üstüne
korkuyorum
gitme yalvarırım
bu ıssız savruluş bana göre değil...
de ki; eğil
cesedimi bulursun şuracıkta
çiçekler, o çiçekler
serersin tabutumun başucuna
kokun taşır beni aydınlığa
hayat bu ya;
belki o gün sarılırsın
sımsıkı bana
neyleyim, kaçış yok
bu sevdadan ölümden başka