21 Şubat 2012 Salı
Sıcak Yuvaya Dönüş
Güneşli bir günde görmüştüm seni
Üstünde sıcağın gavuru vardı
Bir anda tutuldum aşık oldum ben
Hayatın anlamı, Adana'ydı!
Ulan yıllardır derdim kendime ben soğuk yerde yaşayamam, bana deniz kenarı lazım, bana sıcak lazım, bana yaz lazım diye. Hakikaten kendimi biliyormuşum ya, bu iç Anadolu'nun gavur soğuğu gibisini bir daha yaşamak dahi istemem. Biz 20 dereceden çıkıp -15 dereceye atladık Eskişehir'e giderek. 5 gün çekilir mi orası? Aslaa! Ama çekmemin 2 nedeni vardı, birincisi oraya gidiş amacım olan gardaşım Adem'in doğum gününü kutlamak, diğeri de 222, Adalar, Barlar Sokağı vb. yerleri gezmekti. İkisine de değdi, fakat soğuk da bana değdi.
Her neyse soğuk konusu uzaar gider, oradan izlenimlerime gelirsek eğer, Adana insanı nasıl "gardaş, babacan" yaklaşıyorsa, orada da havasından mıdır bilinmez tuhaf bi uzaklık hakim. Aslında buna biz modernlik diyoruz ama Adana'da canciğer yaşayıp orada insanlar arasındaki bu mesafeyi görmek tabiki de garibimize gidiyor. Şehrin neredeyse yarısı öğrenci, geri kalan yerli kesim ise hiç sıcakkanlı gelmedi bana. Adana'lı gibisi yok gardaşş :)
Şehre gelirsek, şehrin yapısı mükemmel! Sokaklar, caddeler, yerleşimler hepsi ama hepsi tamamen düzenli ve müthiş bir şekilde tasarlanmış. Kendimi Mafia 2 oyunundaki caddelerde geziyormuş gibi hissettim çoğu zaman. Trafik konusu da sıkıntı değil, şehrin içinden geçen tramvay her şeye yetiyor. Otobüs hattı ise fazla yok, zaten gereği de yok. Adana'da 70 tane otobüs, minibüs vb. firmalar var, ne işe yarıyorlar? Sadece trafiği kapatmakla kalmayıp üstüne şehrin de düzenini bozuyorlar. Ama Eskişehir'de öyle mi? Değil, ve çok hoş.
Şehir potansiyelinin doruk noktasını yaşıyor, bundan daha ileri gitmesi zor, ama Adana'da bir Eskişehir yaratacak kadar boş, düz ve güzel bir alan mevcut. Umarım bir 20 yıl sonra gurur duyacağımız bir tablo ortaya çıkar Adana'da da.
Taraftar aşığı olarak Eskişehirspor'un da maçını kaçırmadım elbette. Karabükspor ile oynadıkları maça gidip hem "Nefer" hem "EsEs Bando" hem de stadın yapısını gördüm. Kötü diye eleştirdiğim 5 ocak stadından yüz kat daha kötü olan bir stada sahip Eskişehir. Ne kale arkası var, ne açık tribünde bir şekil mevcut, ne kapalı tribün büyük... Hiçbiri ama hiçbiri Adana 5 Ocak Stadı ile yarışamaz bile. Hatta 2 seneye kalmaz Adana'ya bir stad daha yapıldığını bildiğimize göre Eskişehir'in bu konuda baya geride kalacağı kesin gibi gözüküyor. Taraftar konusuna gelirsek, Nefer beklediğim kadar bağırmadı, fakat EsEs Bando'ya kesinlikle hayran kaldım. Evdeyken oturup videolarını izlediğim adamları canlı görmek bile bana yetti. Türk tribünlerinin böylelerine ihtiyacı var, helal EsEs Bando!
Gece alemine gelirsek; 222 abartıldığı kadar varmış harbiden, yalnız fiyatlar çok uçuk, öğrenci şehrinin sömüren tek yeri diyebilirim. Barlar Sokağı da hafif Marmaris'i andırıyor ama tabii ki o kadar olamaz. Canlı müzik yerleri çok hoştu, Nirvana'da dinlediğimiz kemanlı, darbukalı o grup çok iyiydi.
Bize geceleri eşlik eden Meryem, Ceren, Selen ve diğerlerine de buradan teşekkürlerimizi sunalım. Onları da Adanalı yaptık zaten, "gardaş, Sannannee Laan ve Adana yengeç yürüyüşü" Adana'yı hiç görmemiş insanlar için fazlaydı bile :) Devamını artık buraya gelince öğrenirler, zaten Sabancı Cami'den sonrasını 20 dakika izlemeleri yeterli Adana'nın o tanınan "conomsu" kısmının hayatlarında yer edinmesi için...
Eskişehir, nelere sahip olduğunu gösterdin, ama bende fazlası var gardaşşş!! :)
Yine de özleneceksin...
zaman:
Salı, Şubat 21, 2012
Gönderen
Çağrı Erorhan
Etiketler:
222,
Adana,
Adanaspor,
EsEs Bando,
eskişehir,
Eskişehirspor,
Nefer
Yer:
Eskişehir, Türkiye
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
nos venceremos,amor no pasaran